1 Kasım 2009 Pazar

TERMİNATOR

1-THE TERMİNATOR

The Terminator, James Cameron'un yönetmen koltuğunda oturduğu 1984 yılı yapımı bilim-kurgu filmidir. Başrollerinde Arnold Schwarzenegger, Linda Hamilton ve Michael Biehn bulunuyor.















Konusu


Karanlığın yılı olan 2029 yılında gezegenin yöneticileri kusursuz bir plan yaparlar.Geçmişi değiştirerek geleceği yeniden şekillendireceklerdir.Planlanan şeyin merhameti,acı hissi,korkusu yoktur.Durdurulamayan birşeydir.Onlar TERMİNATÖRÜ yaratmıştır.Bu ilk filmde Terminatör (Arnold Schwarzenegger) gelecekteki insanların kurtuluşunu sağlayacak kişi olan John Connoru doğuracak olan annesi Sarah Connoru (Linda Hamilton) öldürmek için gelecekten geçmişe gönderilen T-100 model robottur.Kyle Reese (Michael Biehn) Sarah Connorun öldürülmesini engellemek için gelecekten gönderilen bir askerdir.Johnun babasıdır.Film Kyle Reese'in Sarah Connoru korumak için Terminör ile mücadelesini konu almaktadır.

Oyuncular


Oyuncu                                               Rol

Arnold Schwarzenegger              The Terminator

Michael Biehn                             Kyle Reese

Linda Hamilton                           Sarah Connor

Paul Winfield                              Ed Traxler

Lance Henriksen                        Hal Vukovich

Bess Motta                               Ginger Ventura

Earl Boen                                  Dr. Peter Silberman

Rick Rossovich                         Matt Buchanan

Dick Miller                                Pawnshop Clerk

Shawn Schepps                        Nancy

Bruce M. Kerner                      Masa Çavuşu

Franco Columbu                      Gelecekteki Terminatör

Bill Paxton                               Punk çetesi lideri

Brad Rearden                          Punk

Brian Thompson                      Punk

2-TERMİNATOR 2:KIYAMET GÜNÜ

Terminator 2: Judgment Day, (Terminatör 2: Kıyamet Günü), James Cameron tarafından yazılarak, yönetilen 1991 yapımı bir aksiyon, bilim kurgu filmi. Birinci filmde yaşananlardan on sene sonrasını konu alan film, Sarah Connor ve onun 10 yaşında olan çocuğu John'un maceralarını ele almaktadır.




1997 Ağustos'unda yaşanan ve 3 milyarı aşkın insanın ölümüne neden olan olayın üstünden yıllar geçmiş ve 2029 yılına gelinmiştir. John Connor makinelere karşı insan direnişinin lideri konumundadır. Onu 2029 yılında yok edemeyen makineler şimdi yok edemedikleri düşmanlarını geçmişte yok etmeyi denemeye karar verirler ve John'un 13 yaşında olduğu döneme bir yok edici makine yollarlar. Buna karşılık john da o dönemde kendisini korumak için daha önce annesini öldürmek göreviyle geçmişe yollanan yok edici makinenin daha üst bir modelini geçmişe yollar. İki yok edici makine arasında John Connor için büyük bir mücadele başlar. Bu arada henüz yaşanmamış olan 1997 Ağustos'unda yaşanacak olan felaketin mimarı olan Skynet adlı sistem de yavaş yavaş faaliyetlerini artırmaya başlamıştır. John ve onun koruyucu makinesi John'un annesini akıl hastanesinden kaçırıp Skynet'i durdurmak için işbirliğine girişirken diğer yok edici makine de John'u yoketmek için onların peşinden gitmektedir.




OYUNCULAR:

Arnold Schwarzenegger .... The Terminator


Linda Hamilton .... Sarah Connor

Edward Furlong .... John Connor

Robert Patrick .... T-1000

Earl Boen .... Dr. Peter Silberman

Joe Morton .... Dr. Miles Bennett Dyson

S. Epatha Merkerson .... Tarissa Dyson

Castulo Guerra .... Enrique Salceda

Danny Cooksey .... Tim

Jenette Goldstein .... Janelle Voight

Xander Berkeley .... Todd Voight

Ken Gibbel .... Douglas

3-TERMİNATOR 3:Makinelerin Yükselişi


John Connor’ın (Nick Stahl) kıyamet gününün engellenmesine yardım edişinin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmiştir; bu kıyamet günü, Skynet’in son derece gelişmiş makineler ağının kendi bilinçlerini kazanıp, insan ırkını yok etmek üzere programlandığı gündür. Ancak, Skynet’in Connor’ı öldürme ve insan ırkına savaş açma girişimlerine rağmen, 29 Ağustos 1997 günü geldiğinde, herhangi bir olay olmamıştır. Artık 22 yaşında olan Connor “kayıt dışı” yaşamaktadır: Ne evi, ne kredi kartı, ne telefon numarası, ne de işi vardır. Yaşadığına dair hiçbir kayıt yoktur. Skynet tarafından izinin bulunmasına imkân yoktur. Ta ki Skynet’in o güne dek ürettiği en gelişmiş cyborg öldürme makinesi T-X (Kristanna Loken) geleceğin gölgelerinden çıkıp gelene dek. Hedefi T-1000 tarafından yarım bırakılan işi tamamlamak üzere geçmişe gönderilen bu makine, güzel olduğu kadar da güçlü ve acımasızdır. Ama bu kez, Connor, Skynet’in öldürülecekler listesinde tek başına değildir. İyi niyetli uzman Kate Brewster, (Claire Danes) uzak geçmişin ve umut vaat eden bugünün hayal bile edilemeyecek bir geleceğe uzandığını görecektir.... tabi eğer T-X’den kaçabilir ve ölmezse. Connor ve Kate, kıyamet Günü’nün hızla yaklaştığını, ve kendileriyle dünyanın sonu arasında sadece üç saat kaldığını fark ettiklerinde, tek umutları, eskiden Connor’ın celladı olan eski model gizemli cyborg Terminatör’ün (Arnold Schwarzenegger) bir kopyasıdır. Birlikte, teknolojik açıdan üstün olan T-X’i yenmeleri ve kıyamet Günü tehdidini uzaklaştırmak zorundadırlar; yoksa medeniyetin çöküşüyle karşı karşıya kalacaklardır...

OYUNCULAR:

Arnold Schwarzenegger .... The Terminator


Nick Stahl .... John Connor: Edward Furlong

Claire Danes .... Kate Brewster

Kristanna Loken .... T-X

David Andrews .... Lieutenant General Robert Brewster

Earl Boen .... Dr. Peter Silberman

Moira Harris .... Betsy

Chopper Bernet .... Chief Engineer

Christopher Lawford .... Brewster's Aide

Carolyn Hennesy .... Rich Woman


4-TERMİNATOR 4:KURTULUŞ


Terminatör 4: Kurtuluş McG'nin yönettiği ve başrollerinde Christian Bale, Sam Worthington, Anton Yelchin, Bryce Dallas Howard, Moon Bloodgood, Common ve Helena Bonham Carter'ın oynadığı 2009 yapımı bilim-kurgu filmidir. Film Türkiye'de 5 Haziran 2009 tarihinde gösterime girmiştir.










 
 
 
 
Kıyamet Günü yaşandıktan sonra, 2018 yılındayız. Beklenildiği gibi makineler kontrolü ele geçirmiş ve geriye kalan bir grup insan Skynet'e ve ordularına karşı bir direniş başlatmıştır.


Direnişi örgütleyen John Connor'ın(crihstean bale) bu savaşı kazanabileceğine olan inancı Marcus Wright isminde bir yabancının ortaya çıkmasıyla sarsılıyor. En son bir hapishane hücresinde olduğunu hatırlayan Marcus'un gelecekten mi yoksa geçmişten mi geldiği sorusuyla karşı karşıya kalıyor.

İkili, Skynet'in insanoğlunu tamamen ortadan kaldırabilecek son saldırısını engellemek amacıyla, Skynet'in operasyonlarının yapıldığı üsse doğru yola çıkıyorlar.

Oyuncular


Christian Bale, John Connor rolünde: Skynet, çoğu insanı öldürdükten sonra, hayatta kalma savaşında insanlığa liderlik etmek zorunda kalan genç bir asker. Yönetmen McG, Bale'i "dünyadaki en güvenilir aksiyon yıldızı" olarak görüyordu. Filme katılan ilk oyuncu olan Bale, 2007 yılının Kasım ayında sözleşme imzaladı. McG, Kara Şövalye'nin Birleşik Krallık'taki çekimleri sırasında Bale ile rolü hakkında uzun bir konuşma yaptı ve her ikisi de projeye devam kararı aldı. Bale, Terminator serisinin büyük bir hayranı olmasına rağmen, McG onu filmin özel efektlere dayalı değil de, karakter tabanlı olacağına ikna edene kadar projeye ilgisizdi. Worthington ile beraber her gün hikaye üzerine çalıştılar. McG, filmin çekimleri sırasında Bale'in elini kırdığını söyledi. Bale ayrıca yapım bittikten sonra her gün altı yada sekiz saatinin kurgu odasında McG'ye tavsiyeler vererek geçirdi.

Sam Worthington, Marcus Wright rolünde: Belleği bulanık olan bir direnç askeri. John, onun geçmiş yada gelecekten geldiği konusunda şüphe duyar. Terminator'ün yaratıcısı James Cameron, onu McG'ye şahsen tavsiye etti. Russell Crowe da yönetmene kendini önerdi. McG, Worthington'ın birçok genç erkek oyuncuda daha sert göründüğüne karar verdi. Wortington filmin çekimlerinin birinci haftasında interkostal kaslarıı parçalamasına rağmen, dublör kullanmayı reddetti ve kendi performansını sunmak istedi. McG bir ara rol için Daniel Day-Lewis ve Josh Brolin'i düşündüğünü söyledi. Brolin, Bale ile senaryo hakkında konuşurken ilginç ve karanlık olduğunun, ancak kendisi için uygun olmayacağını düşündüğünü söyledi.

Anton Yelchin, Kyle Reese rolünde: John Connor'a hayran olan genç bir asker. İlk filmde Michael Biehn tarafından canlandırılan Reese, Sarah Connor'ı korumak için 1984 yılına gidiyor ve John Connor'ın babası oluyordu. Yelchin, karakteri oynarken Biehn'in performansını örnek aldı ve onun zayıf halini değil de genç halini canlandıracağını söyledi.

Bryce Dallas Howard, Kate Connor rolünde: John Connor'ın yedi aydır hamile olan karısı. Başlangıçta karakteri canlandırması için Charlotte Gainsbourg ile anlaşıldı ancak program çakışması sebebiyle projeden geri çekilmek zorunda kaldı. Üçüncü filmde Claire Danes tarafından canlandırılan Kate, bu filmde artık bir doktor oldu.

Moon Bloodgood, Blair Williams rolünde: Direnç gösterdiği savaşta zamanla ketumlaşan pilot. Marcus için romantik bir ilgi odağıdır.

Common, Barnes rolünde: Bir direniş askeri ve John'un sağ kolu.

Helena Bonham Carter, Serena Kogen rolünde: Filmin baş kötüsü. Aslında rol için başlagıçta Tilda Swinton düşünülmüştü, ancak onun yerine kadroya Carter dahil edildi. Carter, rolü bir Terminator hayranı olan erkek arkadaşı Tim Burton yüzünden kabul etti. Küçük ama etkili bir role sahip olan Carter'ın çekimleri on gün sürecekti. Carter, dört aile üyesinin Güney Afrika'da meydana gelen sebebi belirsiz bir minibüs kazasında ölmesinden dolayı çekimleri bir gün kadar erteledi.

Yapım
C2 Pictures, filmin haklarını satın aldıktan iki yıl sonra, 1999 senesinde iki öncül Terminator filmi çekileceğini duyuruldu. Her iki filmin çıkış noktası da Internet ve interaktif şirketlerdi. Tedi Sarafian, Terminator 3: Rise of the Machines (2003) filminin senaryosunun yazması için kiralandığında, David C. Wilson da Terminator 4'ü yazıyordu. Herhangi bir müdahale olmadan önce, Terminator 3, 2001 yılında geçiyor ve Skynet ile insanlık arasındaki ilk çatışmaya odaklanıyordu. Onu izleyen Terminator 4'de de ilk iki filmde bahsi geçen savaşa ağırlık verilecekti. Terminator 3'ün 2003 yılındaki gösteriminin ardından yapımcılar Andrew G. Vajna ve Mario Kassar, devam filminde John Connor ve Kate Brewster karakterlerini canlandırmaları için Nick Stahl ve Claire Danes ile anlaştı. Yönetmen Jonathan Mostow, senaryoyu John D. Brancato ve Michael Ferris'e emanet etti. Mostow, filmin yapımına 2005 yılında başlamayı umuyordu. California valisi olmayı isteyen Arnold Schwarzenegger'in küçük bir rolü olacaktı. Yapımcılar filmi finanse etmesi için Warner Bros. ile görüştü. Üçüncü filmin yapımcılarından olan Moritz Bormann, ellerinde iyi bir hikaye olduğunu ve dördüncü filmi çekeceklerini söyledi. Bormann, dördüncü filmi çekmelerinin Schwarzenegger'e bağlı olmadığını, vali seçilse de seçilmese de filmi yapacaklarını açıkladı. Üçüncü filmde John Connor'ı oynayan Nick Stahl, 2005 yılında yaptığı açıklamada Kate Brewster ve John Connor değişikliğe uğrayacağını söyledi. İlk filmin dağıtım şirketi Metro-Goldwyn-Mayer'in yeni CEO'su Harry Sloan dağıtımı yapmak istediklerini söyledi.



9 Mayıs 2007 tarihinde Vajna ve Kassar serinin telif haklarının The Halcyon Company'ye geçtiğini duyurdu. Yapımcılar, önceki filmleri temel alan yeni bir üçlemeye başlanılmasını umuyordu. Proje, MGM ve Halcyon arasındaki dava yüzünden askıya alındı. Halcyon firması MGM'i filmin dağıtımını planlanan tarihte yapmamış olmasından dolayı mahkemeye verdi. MGM yetkililerine göre ise bir ay daha müddetleri bulunmaktaydı. Filmin dağıtım hakkını elinde bulunduran MGM, Halcyon firmasının yasalara aykırı davranarak dağıtımı başka bir şirket ile yapmayı planladığını açıkladı. Mahkeme, Halcyon firmasına başka dağıtımcı şirketlet ile görüşmesi için izin verdi. Warner Bros. filmin Kuzey Amerika'daki dağıtım hakkını elde ederken, Sony Pictures Entertainment'ın da geri kalan yerlere dağıtım yapması kararlaştırıldı

STAR WARS

Yıldız Savaşları (Star Wars), George Lucas'ın 1970'lerin başında yarattığı bilim kurgu efsanesidir. Altı filmden oluşan bu serinin ilk zinciri olan "Star Wars" adlı film ilk defa 1977'de gösterime girmiştir. Filmin başarısının ardından ikinci film çekilmiş ve üçüncü filmin çekileceği de kararlaştırılmıştır. Lucas, bunun üzerine "Star Wars" adıyla çektiği ilk filmin adını "Yıldız Savaşları: Bölüm IV - Yeni Bir Umut" olarak değiştirmiştir.

Yıldız Savaşları'nda Zaman


Yıldız Savaşları filmleri "çok çok uzun bir zaman önce uzak bir galakside " geçiyor olsalar da çizgi romanlar, kitaplar gibi film dışı ürünlerde zaman Yavin Savaşı'na, yani Yıldız Savaşları: Bölüm IV - Yeni Bir Umut'a göre düzenlenir. Örneğin Yıldız Savaşları: Bölüm VI - Jedi'ın Dönüşü 4 ABY (After Battle of Yavin - Yavin Savaşı'ndan Sonra) tarihinde iken Yıldız Savaşları: Bölüm III - Sith'in İntikamı 19 BBY (Before Battle of Yavin - Yavin Savaşı'ndan Önce) tarihindedir. Yıldız savaşları filmler dışında da Genişletilmiş Evren (Expanded Universe - EU) kategorisi altında da birçok öykü içermektedir. 25.000 BBY'dan şu ana kadar 150 ABY'e kadar ulaşılmış birçok farklı mekan ve hikâye devam etmektedir.İyiler ve kötüler mücadele etmektedir

             EPİSODE 1

Küçükve barışçı bir gezegen olan Naboo, açgözlü Ticaret Federasyonu tarafından, Cumhuriyetin galaktik ticaret yollarının vergilendirmesini protesto etmek bahanesiyle kuşatma altına alınmıştır. Galaktik senatonun yüce başkanı Valorum, genç jedi Obi Wan Kenobi ve ustası Qui Gon Jinn’i gizlice Naboo’ya göndererek, anlaşmazlığı çözmelerini ister.




Federasyon, aslında gücün karanlık tarafını kullanan Sith Lordu Darth Sidious’tan emir almaktadır. Sidious’un isteği üzerine, jediların öldürülmesine ve Naboo’nun işgalinin başlamasına karar verilir. Ama Qui Gon ve Obi Wan Kenobi, gücü kullanarak, saldırıdan kurtulur ve işgal gemilerinden birine saklanarak, Naboo’ya inmeyi başarırlar.




Bu sırada, Naboo’nun işgali başlamıştır. Genç Naboo kraliçesi Amidala, danışmanları ve muhafızlarının başı Yüzbaşı Panaka, Galaktik Senato’da Naboo’yu temsil eden Senatör Palpatine’le durumu değerlendirmeye çalışırken, Federasyon tarafından dış dünyayla iletişimleri kesilir.



Naboo’nun kendini savunacak bir ordusu olmadığı için teslim olmaktan başka çareleri yoktur. Aynı anda, Obi Wan ve Qui Gon, Jar Jar adında sakar ve korkak bir Gungan’la karşılaşırlar. Jar Jar, Gungan şehrinden sakarlığı yüzünden kovulmuş olmasına rağmen, onları Gungan su altı şehri Otah Gunga’ya götürmeyi kabul eder. Burada Gungan’larin lideri Boss Nass ile karşılaşan Jediler, işgale karşı Gunganlerin yardımını isterler ama Boss Nass onları reddeder. Jediler, Jar Jar’ı da yanlarına alarak gezegenin yüzeyine çıkarlar. Esir kampına götürülmek üzere olan kraliçe, nedimeleri ve muhafızlarını, savaş droidlerinin elinden kurtararak, Coruscant’a doğru yola çıkarlar. Federasyon gemilerinden açılan ateş sonucu gemileri zarar görür ama küçük robot Artoo-Detoo gemiyi kurtarmayı başarır. Fakat artık Coruscant’a erişemeyecek durumda olduklarından, yakın bir gezegene, Tatooine’e inmeye karar verirler.Qui Gon, Tatooine’de, gemi için gerekli olan parçaları ararken, kraliçenin nedimelerinden Padme, Jar Jar ve Artoo da ona eşlik ederler. Küçük bir hurdacı dükkanında, esrarengiz bir çocuk olan Anakin Skywalker ile karşılaşırlar. Geçerli paraları olmadığı için, dükkan sahibi Watto onlara parçaları satmaz, bunun üzerine Anakin onları evine davet eder. Anakin, annesi Shmi ve hurda parçalarından yaptığı robotu 3-PO ile birlikte Tatooine’de köle olarak yaşamaktadır, ama en büyük düşü bir jedi olmak ve Tatooine’den kurtulmaktır.



Ertesi gün yapılacak pod yarışına katılıp ödül parasını onlara vermeyi teklif eder. Böylece gerekli olan parçaları alabileceklerdir. Qui Gon, Anakin’i kölelikten kurtarmak için, Watto’yla iddiaya girer. Anakin yarışı kazanır. Artık serbesttir. Annesine veda ederek Jedilarla beraber yola çıkar. Gemiye yaklaşmışken, Darth Sidious’un öğrencisi Darth Maul karşılarına çıkar ve Qui Gon’a saldırır.




Kısa bir düellodan sonra, Tatooine’den uzaklaşmayı başarırlar. Coruscant’a vardıklarında, Senatör Palpatine onları beklemektedir. Kraliçe Amidala, senatoda konuşmasını yapar, ama zayıf karakterli yüce başkan Valorum baskıların etkisi altında kalarak, Naboo’ya gereken desteği vermez. Bu durumda, Kraliçe Amidala yeni bir senato başkanı seçilmesi için oylamaya gidilmesini ister. Senatör Palpatine da yeni başkan adayları arasındadır. Bu sırada Anakin Skywalker, Jedi Konseyi’nin karşısına çıkarılır. Fakat yaşı büyük ve içinde çok fazla korku olduğu için, konsey onu eğitmeyi reddeder. Kraliçe Amidala Naboo’ya geri döner. Anakin, Obi Wan, Qui Gon, Jar Jar da onunla giderler. Amidala, Boss Nass’ın ayağına kadar giderek, ondan yardım ister. Bu sırada nedime Padme ve Amidala’nın aynı kişi olduğu anlaşılır.




Jedilar ise Darth Maul’la savaşmaktadırlar. Darth Maul, Qui Gon’u öldürmeyi başarır. Amidala ise valiyi ele geçirir. Bu sırada Anakin, şans eseri federasyon gemisini havaya uçurur. Obi Wan Kenobi de zorlu bir düellodan sonra Darth Maul’u öldürür. İşgal sona ermiştir. Konsey Anakin’i Obi Wan Kenobi’nin eğitmesini kabul eder. Senatör Palpatine galaktik senatonun yeni başkanı seçilir ve galaksiye huzur getirmeye söz verir


              EPİSODE 2
Aç gözlü Ticaret Federasyonunun Naboo’ya karşı giriştiği işgalin yenilgiyle sonuçlanmasının üzerinden 10 sene geçmiştir. İlk filmde 9 yaşında karşılaştığımız Anakin Skywalker artık 19 yaşındadır ve Obi Wan’ın gözetimi altında Jedi Eğitimini sürdürmektedir. Naboo Kraliçesi Padme Amidala ise, görevini halefi Jamillia’ya devretmiş ve bir senatör olarak Naboo’yu Galaktik Senatoda temsil etmeye başlamıştır.



Bu sırada Galaksi yine büyük bir savaşın eşiğine gelmiştir. Jedi düzenini kendi isteğiyle terkeden eski Jedi Ustası Count Dooku, gizlice Darth Sidious’la çalışmaya başlayarak Ayrılıkçılar grubunun başına geçmiştir ve galakside huzursuzluk yaratmaktadır.




Yüce Başkan Palpatine, kötü gidişe bir dur demek için bir klon ordusu hazırlama önerisini getirir ve Senatoda oylamaya sunar. Oylamaya katılmak üzere Coruscant’a gelen Senatör Amidala, bir suikast girişiminden kılpayı kurtulur. Bunun üzerine Palpatine, Obi Wan ve Anakin Skywalker’ı Amidala’yı korumakla görevlendirir.



Ne varki iki Jedi’nin yolları bir süre sonra ayrılır. Anakin ve Amidala, arka arkaya gelen suikast girişimlerini atlatmak için Naboo’ya hareket ederken, Obi Wan, galakside esen savaş rüzgarlarının arkasındaki kişileri ve nedenleri araştırmak üzere sularla kaplı gezegen Kamino’ya doğru yola çıkar. Bu arada Anakin ve Amidala arasındaki ilişki gittikçe gelişmektedir. Naboo’da Amidala’nın ailesinin yanında geçirdikleri bir kaç gün içinde birbirlerine aşık olduklarını farkederler.


Anakin sürekli annesiyle ilgili kabuslar görmekte ve 10 yıl içinde onu görmeye gidemediği için suçluluk duymaktadır. Kabuslar artmaya başlayınca, herşeyi göze alarak Tatoine’e gitmeye karar verir. Amidala da onunla birlikte gider. Aradan geçen 10 sene içinde Shmi, Cliegg Lars adındaki çiftçiyle evlenmiştir ve artık Watto için çalışmamaktadır. Anakin ve Amidala Lars çiftliğine gittiklerinde, Shmi’nin Kum adamlar tarafından rehin alındığını öğrenirler. Anakin, kimseyi dinlemeyerek, öfkeyle annesini kurtarmak için yola çıkar. Ne yazık ki çok geç kalmış ve annesini ölürken bulmuştur. Öfkesine yenik düşen Anakin, kum adamlarının kampını yerle bir ederek, kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere önüne çıkan herkesi katleder.

Bu sırada Obi Wan’ın başı büyük derttedir. Kamino’da Count Dooku için çalışan ödül avcısı Jango Fett’le yaptığı düellodan kılpayı kurtulduktan sonra, kayalık Geonesis gezegeninde Ayrılıkçı hareket ve Darth Sidious tarafından tuzağa düşürülmüştür. Anakin’e yardım isteyen bir mesaj yollar.




Jedi Konseyinin ne pahasına olursa olsun Amidala’yı koruması emirlerine uymak isteyen Anakin kararsız kalmıştır. Ama Amidala’nın ısrarlarıyla Geonesis’e gitmeye karar verir. Ne var ki onların da akibeti Obi Wan’dan farklı olmaz ve esir alınırlar. Öldürülmeye götürülürken, Mace Windu önderliğindeki diğer Jedi’lar yardımlarına gelir.

Jedi’lar kahramanca savaşır ama sayıca az olduklarından savaşı kaybetmek üzeredirler. Bu sırada Palpatine baştan beri hayal ettiği amacına nihayet ulaşmış ve bir klon ordusu kurulmasını kabul ettirmiştir. Çaresiz kalan Yoda, klon ordusuna başkanlık etmeyi kabul eder.

Bu sırada Anakin ve Obi Wan, nihayet eski Jedi ustası ve yeni Sith Lordu Count Dooku ile karşı karşıya gelirler. Dooku iki Jedi’yı da büyük bir yenilgiye uğratır ama Yoda düelloya katılarak, Jedi’ları kurtarır. Count Dooku ise bu arada kaçmayı başarmıştır







Finalde Anakin Skywalker ve Padme Amidala Naboo’da gizlice evlenirler. Yoda ise Ayrılıkçıları yenilgiye uğratmalarına rağmen, durumdan hiç memnun değildir ve çok daha kötü günlerin kapıda beklediğini düşünmektedir




          EPİSODE 3

 
Klon Savaşları bütün evreni sarmıştı. Ayrılıkçılar ile Cumhuriyet arasındaki bu kanlı savaş, Klon Orduları sayesinde sona yaklaşmaktaydı. Ayrılıkçılar durumu lehlerine çevirmek için Cumhuriyet’in başkenti olan Coruscant’a büyük bir saldırı düzenlemiş ve Şansölye Palpatine’i kaçırmışlardı. Şansölye’yi kurtarma görevi daha yeni Jedi Şövalyesi olan Anakin Skywalker ve Obi-Wan Kenobi’ye verilmişti. Şansölye’nin tutsak tutulduğu gemide Kont Dooku ile yapılan düelloyu Anakin kazanmış ancak Yüce Şansölye Palpatine’in zorlaması ile Kont Dooku’yu öldürmek zorunda kalmıştı.



Coruscant Savaşı’nda başarısız olan ve liderlerini kaybeden Ayrılıkçılar’ın başına General Grevious getirilmişti. Cumhuriyet lideri Palpatine, General Grevious ölene kadar savaşın bitmeyeceğini ve acil durum yetkilerini o zamana dek devretmeyeceğini bildirmişti. Jedi Konseyi bu karardan dolayı rahatsız olmuştu. Palpatine, karanlık yüzünü gölgelerin ardından çıkarmaya böylece başlamıştı.




Anakin ve Padmé arasındaki ilişki savaşın gölgesinde ilerlemeye devam etmiş ve genç Senatör hamile kalmıştı. Anakin ilk filmlerdeki yerinde durmaz kabına sığmaz delikanlı görünümünden çıkmış daha olgun bir Jedi olmuştu. Ama aynen annesinde olduğu gibi Padmé hakkında kötü kabuslar görmeye başlamıştı.

Palpatine, Anakin’e olan ilgisini artırmış ve onun Jedi Konseyi’ne girmesini sağlamıştı. Bu Jedilar’ı çok fazla kızdırmıştı. Anakin’i konseye kabul etmişler ancak ona Üstat rütbesini vermemişlerdi. Anakin buna karşı çıksa da bu durumu kabullenmek zorunda kalmıştı. Jedi Konseyi ve Palpatine artık birbirilerine zıt iki kutup gibi görünmeye başlamışlardı. Konsey, Palpatine’den şüphelenmeye başlamış ve bu yüzden Anakin’den Palpatine’in tüm hareketlerini izlemesini istemişlerdi.




Bu arada Kashyyyk Savaşı patlak vermişti. Üstat Yoda, Wookieler ile olan iyi ilişkileri sebebiyle bu savaşı yönetmeye bizzat kendi gitmişti. Üstat Yoda’nın yokluğunda Palpatine, Anakin ile ilişkisini ilerletmiş ve ona Güç’ün karanlık tarafı hakkında hikayeler anlatmaya başlamıştı. Bu hikayeler, Güç’ün karanlık tarafının insanları ölümden bile döndürebileceği hakkındaydı. Anakin, Padmé’yi kaybetmektense bu gücü öğrenmeyi istiyor ama Jedi tarafı ona engel oluyordu. Kafası karışmıştı



Cumhuriyet istihbaratı, General Grevious’un yerini tesbit etmişti. Konsey, Palpatine’in bu göreve Anakin’in gitmesini istediğini bildiği halde bu göreve Obi-Wan’ı atamıştı. Utapau gezegenine giden Obi-Wan, burada General Grevious’u öldürdü ve Ayrılıkçılar’a çok büyük bir darbe indirdi. Bunun üzerine Konsey, Palpatine’e Acil Durum yetkilerini Senato’ya zorla bıraktırma kararı aldı. Bu sırada Anakin, Palpatine’in aradıkları Sith Lordu olduğunu öğrenmişti. Palpatine, karanlık tarafa geçmesi şartıyla Anakin’in Padmé’yi kurtarmasına yardım edeceğini vaat etmişti. Ama Anakin bu teklifi ilk başta kabul etmeyip ve Palpatine’i tutuklamaları için Jedi Tapınağı’nda Mace Windu’ya haber vermişti.





Mace Windu ve beraberindeki üç Jedi Üstadı, Palpatine’in karşısına geldiğinde artık Palpatine karanlıkların ardından çıkmış ve gerçek kimliğine bürünmüştü. Bu sırada Tapınak’ta Palpatine’nin tutuklanmasını bekleyen Anakin, Palpatine’in dediklerini düşünmekteydi, “Beni öldürürlerse Padmé’yi kurtaramazsın”.








Kafası allak bullak olan Anakin kendisine tapınakta kalması gerektiğini söyleyen Mace Windu’nun emirlerine karışı gelerek Senato binasına geldiğinde Palpatine’i çaresiz bir şekilde Mace Windu’nun ayaklarının dibinde yatarken bulmuştu. Palpatine’i öldürmesini engellemek için Mace Windu’nun elini kestiği sırada Palpatine, karanlık gücün yıldırımlarını Mace Windu’ya göndererek onu öldürdü.Anakin yaptığından pişman gibi görünüyordu, ama Padmé’yi kaybetme korkusu ve güç arzusu, Palpatine’in önünde diz çökmesine sebep olmuştu. O, artık Darth Vader’dı. Palpatine, Darth Sidious kimliğini artık gizlemekten vazgeçmişti. Lord Vader’a Tapınak’taki bütün Jedilar’ı öldürmesi emrini verirken kendi de galaksinin dört bir tarafındaki klon birliklerine Emir 66 kodunu göndererek bütün Jedilar’ın ölüm emirini vermişti.



Bu felaketten canlarını zor kurtaran Yoda ve Obi-Wan Kenobi, Darth Vader’ın Tapınak katliamına şahit olan Senatör Bail Organa’nın yardımı ile hayatta kalmayı başarmıştı. İki Jedi Üstadı, Darth Sidious’u durdurmak için Coruscant’a geldiklerinde Anakin’in artık tanıdıkları kişi olmadığı öğrenmişlerdi.




Bu sırada Darth Sidious ilk Galaktik İmparatorluk’u kurarak kendisini İmparator ilan etmişti. Yoda, İmparator’u durdurmak için senatoya geldiğinde aralarında geçen zorlu düellonun ardından şansızlığı yüzünden yenilmiş ve kaçmak zorunda kalmıştı.



Obi-Wan, eski dostu Anakin’in yeni düşmanı Darth Vader haline gelmesinin acısını içinde hissederek Padmé’yi takip etti, ve Mustafar gezegenine ayrılıkçı liderleri yok etmek için gitmiş olan Sith Lordu’nu orada buldu. Mustafar gezegeninin lavları arasında geçen düellonun ardından Darth Vader yenilmiş ve vücudu çok büyük hasarlar görmüştü.




Darth Vader, Sidious tarafından kurtarılıp o efsanevi siyah zırhının içine konurken, hamile olan karısı Luke ve Leia yı doğurmuş ve doğum sırasında ölmüştü. Yoda çocukları Vader’dan saklamak için bebekleri ayırmış, Leia’yı Aldeeran’a, Bail Organa’nın yanına; Luke’u Tatooine’e, üvey amcasının yanına göndermişti.





Belki de Yıldız Savaşları filmleri içinde en hüzünlü ve en karanlık olan bölüm, Tatooine de ikiz güneşlerin batışı ile böylece son bulmuş oldu.


        EPİSODE 4
 Yıldız Kruvazörü Diplomatik görevle yol alan Corvette’i kıstırır.Bu küçük gemide aslında senato üyesi olan ancak asilerle işbirliği içinde de bulunan eski Cumhuriyetin savunucularından Prenses Leia’da bulunmaktadır.İmparatorluk gemisinde ise hem Leia’yı hemde asi casusların kaçırdığı Ölüm Yıldızı’nın planlarını ele geçirmek isteyen kötü Lord Vader..



Ancak son anda Leia droid dostları R2-D2 ve C3-PO ya ölüm yıldızının planlarını yükleyerek gemiden kaçmalarını sağlar. Lord Vader ise Leia’yı ele geçirerek Ölüm Yıldızında bir hücreye hapseder.


R2-D2 ve ortağı C3-PO ise Tatooine’de tesadüfler eseri Luke Skywalker isimli genc pilot adayına satılırlar.Droidlerin amacı yüklü olan mesajı Obi Wan Kenobi isimli yaşlı bir keşişe iletmektir.



Bir gün efendilerinin yanından kaçarak Kenobi’yi aramaya giderler, peşlerinden giden Luke ile birlikte Çöl Adamlarının saldırısına uğrarlar. Onları bu saldırıdan yaşlı Ben Kenobi kurtarır.

Luke evine geri döndüğünde ise amcası ve halasının İmparatorluk güçleri tarafından yokedildiğini görür. O nun yapacak tek şeyi kalmıştır artık ..




Hayalini kurduğu akademiye giderek iyi bir pilot olmak.. Kenobi ile birlikte Mos-Eisley uzay limanına giderek gezegenden ayrılmayı planlar. Mos-Eisley’ de kaçakçı pilot Han Solo ve ortağı Chewbacca ile tanışırlar . Kısa bir pazarlıktan sonra Alderaan gezegenine gitmek üzere anlaşırlar.Han bu yolculuktan alacağı para ile Jabba’ya olan borcunu ödeyerek başına konan ödülden kurtulmayı planlamaktadır..



Ölüm Yıldızında hapsolan Prenses Leia ise tüm baskılara rağmen asilerin üssünün yerine kötü Tarkin ve Lord Vader’e söylememektedir.Bu yüzden istendiğinde dev bir cehennem makinasına dönüşen Ölüm Yıldızı Alderaan gezegenini üzerinde yaşayan milyonlarca masum insanla yokeder.




Han Solo ise gemisi Millenium Falcon’la ışık hızından çıktığında Alderaan gezegeni yerine Ölüm Yıldızı ile karşılaşır. Ölüm Yıldızı’nın çekim alanına girerek oraya mecburi iniş yapmak zorunda kalırlar.

Lord Vader ise en büyük düşmanı Kenobi’nin oraya geldiğini anlamıştır bile..


Han, Luke ve Chewie asker kılığına girip Leia’yı kurtarırlarken Kenobi ile Vader arasında ölümcül bir düello başlamıştır bile..


Düellodan galip çıkan Lord Vader, Kenobi’yi yokeder.Bu arada Luke ve arkadaşları kaçmayı başarırlar ve hemen Yavin gezegenine asilerin üssüne giderler. R2-D2′de yüklü olan Ölüm Yıldızının planları sayesinde gezegeni yoketmek için bir savaş planı hazırlarlar.



Ve büyük Yavin savaşı başlar.Asiler Ölüm Yıldızını yoketmek için X-Wing ve Y-Wing sınıfı gemiler ile harekete geçerler.Uzun bir savaştan sonra Kenobi’nin ona öğrettiği Jedi gücünüde kullanan Luke Ölüm Yıldızını yoketmek üzere torpillerini ateşler son anda Han Solo ve Chewbacca’da Millenium Falcon la oraya gelerek dostlarına yardım ederler..


Ölüm Yıldızı büyük bir patlamayla yok olur.ancak Lord Vader bu yıkımdan son anda kurtulmayı başarır.


Luke ,Han ve Chewie ise artık birer kahraman olmuşlardır.

Luke Skywalker ise eski Cumhuriyetçiler için adeta yeni bir umutolmuştur..



      EPİSODE 5

Ölüm Yıldızının yokedilmesinden sonra Asiler üslerini 6 gezegenden oluşan Hoth sistemine taşıdılar.Ancak Ölüm Yıldızının yok olması ile büyük yara almasına rağmen İmparatorluk güçleri Yıldız Kruvazörlerini kullanarak galaksideki binlerce gezegene gözcü droidler yollayarak Asilerin Üssünü bulmaya çalışıyorlardı..Ve Lord Vaderin Bayrak Gemisi Executor’da daha sonra Amiral rütbesi alacak olan Kaptan Piett Asilerin üssünü, gözcü droidlerden gelen mesajlar yardımı ile buldu.İmparatorluk savaşçıları hemen Hoth Sistemine gittiler.

Leia Komutasında Asiler durumdan haberdar olur olmaz hemen gezegeni terk etmek için hazırlıklara başladılar. Ancak bu girişim büyük Hoth savaşından kaçmalarına yetmedi İmparatorluğun AT-AT araçları ile başlattığı yer saldırısı sırasında Asilerin büyük bölümü çeşitli sınıfta ve boyutta gemilerle kaçmayı başardılar.Bu kaçış esnasında Asilerin en büyük defansı Ion Topu oldu ..




Ion Topu Yıldız Destoyerlerine ateş açarken Asiler taşıma gemileri ve savaşçılarını aradan kaçırarak daha sonra , Amiral Ackbar komutasındaki diğer grupla buluşmak üzere planlanan bölgeye hareket ettiler.Prenses Leia ve Han Solo ise gezegenden en son kaçanlar oldu ..



Luke Skywalker ve arkadaşları ise Snow speeder araçları ile AT-AT kuvvetlerini mümkün olduğunca püskürtmeye çalıştılar.Daha sonra Luke’da gezegenden kaçarak Lord Vader’e yakalanmadan Dagobah Sisteminde büyük jedi ustası Yoda’dan ders almak üzere yola çıktı. Bu arada gemisi arızalı olan Han Solo ise İmparatorluk güçlerinin arasından kendine has yöntemleri ile kaçmaya çalışırken bu gergin ortamda Prenses Leia’ya karşı romantik hisler beslediğini farketti.


Luke Dagobah’ta Yoda’dan Jedi Şovalyeliğini öğrenirken, Han ve Leia İmparatorluk güçlerini atlatarak Han’ın eski bir arkadaşı Lando’nun Valisi olduğu Bespin Bulutlar şehrine gittiler.Ancak peşlerinde acımasız kelle avcısı Yüce Jabba için çalışan kelle avcısı Boba Fett’in olduğunu hiç farkedemediler.Boba Fett Han ve Leia’nın Bespin’e gideceğini önceden Lord Vader’e haber vererek İmparatorluk güçlerinin oraya gelmesini sağlamıştı.




Vader hem Asilerin komutanı durumunda olan Leia’yı hemde İmparator Palpatine’nin isteği doğrultusunda Luke’u ele geçirmek istiyordu.Çünkü Luke Skywalker üstün Jedi özellikleri nedeniyle Gücün Karanlık yüzüne Vader ve Palpatine için tehlike teşkil ediyordu .Vader Leia , Han Solo ,Chewbacca ve C3-PO’yu Bespinde yakaladı.Han Solo yu Karbon Odasında dondurarak Yüce Jabbaya teslim etmek üzere Boba Fett’e verdi.Leia ve Chewie’yi ise esir aldı.



Luke can düşmanı Lord Vader ile karşı karşıyaydı artık.Luke ile Vader arasında ölümcül bir ışın kılıcı düellosu başladı. Düellonun sonunda Luke sağ elini kaybederken kaderi ile yüzyüze geldi. Lord Vader Luke’a onun babası olduğunu söyledi.




 
 
 


 
Oysa Luke babasının yıllar önce Vader tarafından öldürüldüğünü sanmaktaydı.Oysa babası gücün karanlık tarafını tercih etmişti.Bu gerçeği öğrenmek Luke için büyük yıkım oldu .Öte yandan Lando adamlarının yardımıyla İmparatorluk güçlerinden kaçarak Leia ve Chewie’yi kurtardı .Han’ın gemisi Millenium Falcon’u ve de son anda Luke’u da alarak Bespinden kaçtılar, ve asilerin buluşma noktasına uçtular.Daha sonra Lando ve Chewie ise Han’ı Jabba’nın elinden kurtarmak üzere Tatooine’e gittiler.






          EPİSODE 6

Lord Vader’in kurduğu tuzak sonucu Karbon Tankına konulmuş şekilde Jabba’nın eline düşen Han Solo’yu kurtarmak üzere arkadaşları harekete geçmişlerdir bile.R2-D2 , C3-PO ve Lando suçlar Lordu Jabbanın sarayına girmeyi başarırlar ardından Solo’nun değişmez dostu Chewbacca , Leia ve Luke’ta Solo kurtarmak üzere Tatooine’e gelirler.





Ancak üstesinden gelmeyi başarıp kalkan için enerji üreten jeneratörler yok edilir.Luke ile babasının düellosu ise sonuçlanmıştır.Luke Vader’i altetmiştir , buna çok kızan Palpatine ise Luke yoketmek üzereyken Vader tarafından öldürülür.Ancak Lord Vader için artık yaşam sona ermek üzeredir , Vader’in tek isteği artık oğlunu kendi gözleriyle görmektir ki bunuda yapar.




Bu arada asilerin saldırısı başarıyla sonuçlanır, Lando ve arkadaşları Ölüm Yıldızı II’nin ana reaktörünü havaya uçururlar ve bu ölümcül savaş makinasını yok ederler .


Ve bu yokoluş artık bazı şeylerin başlangıcı anlamına gelmektedir , Coruscant’tan , Bespin’e , Tatooine’den Yavin’e heryerde İmparatorluğun yok oluşu kutlanmaktadır.Artık eski Cumhuriyetin üzerine yeni taşlarmı örülecektir yoksa bu ölümcül savaşlar daha sürecekmidir ?









Çok konuştuk ama STAR WARS hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.























Bu arada İmparator yeni bir Ölüm Yıldızının yapımını başlatmıştır bile.Palpatine ‘in emriyle yapılan Ölüm Yıldızı romanlık bir gezegen olan Endor’un yörüngesinde yine aynı gezegende bulunan imparatorluğun kalkan jeneratöründen güç alarak dış saldırılara karşı korunaklı bir şekilde tamamlanmayı beklemektedir.



Luke ve arkadaşları Han’ı zalim Jabba’nın elinden kurtardıktan sonra Jabba’yıda yok ederek Tatooine’den ayrılırlar.Han ve diğerleri asilerin yıldız filosuna katılmak üzere randevu noktasına giderlerken Luke ise eski bir dosta Jedi Hocası Yoda’ya eğitimini tamamlamak üzere yola çıkar.Luke , Dagobah Sistemine geldiğinde artık çok geçtir, yaşlı Jedi Hocası Yoda artık ömrünü tamamlamak üzeredir.Luke’a ise ancak hocasına veda etmek kalır.Asiler is Ölüm Yıldızı II’nin yerini saptamışlar ve yok etme planlarına girmişlerdir bile.Han Leia Chewie ve onlara eşlik eden bir ekip ele geçirilen eski bir imparatorluk mekiği ile Endor’a gidecek , General Lando ve Amiral Ackbar komutasındaki yıldız filosuda Ölüm Yıldızına yok edici darbeyi indereceklerdir.



Ama herkesin tahmin ettiğinin aksine Ölüm Yıldızı tam olarak çalışır haldedir.Palpatine’de Ölüm Yıldızına gelir.Onun tek amacı ise Asiler için artık bir sembol haline gelen Vader’in oğlu Luke’u ele geçirip, ya gücün karanlık kısmına geçirecek yada yok edecektir.Endora giden Han ve ekibi , önce Ewok denilen ilkel ancak zeki yaratıkların eline düşerler daha sonra bu yaratıklar Lazer kalkanı jeneratörüne yapılacak saldırıda büyük rol oynayacaklardır.







Luke ise İmparatorluğa teslim olur ve babası ile birlikte Ölüm Yıldızı’na gider ve İmparatorla karşılaşır.Palpatine onu Gücün karanlık kısmınba geçmesi için zorlar ama başaramaz. Luke ve babası Vader arasında ölümcül bir düello başlamıştır bile.Bu arada Endor yakınlarına ulaşan Asi birlikleri Ölüm Yıldızına saldırmak üzeredir ama Yıldızın kalkanı hala çalışmaktadır çünkü aşağıda Endor gezegeninde Han ve arkadaşlarının başına beklemedikleri olaylar gelmiştir.



Ancak üstesinden gelmeyi başarıp kalkan için enerji üreten jeneratörler yok edilir.Luke ile babasının düellosu ise sonuçlanmıştır.Luke Vader’i altetmiştir , buna çok kızan Palpatine ise Luke yoketmek üzereyken Vader tarafından öldürülür.Ancak Lord Vader için artık yaşam sona ermek üzeredir , Vader’in tek isteği artık oğlunu kendi gözleriyle görmektir ki bunuda yapar.


Bu arada asilerin saldırısı başarıyla sonuçlanır, Lando ve arkadaşları Ölüm Yıldızı II’nin ana reaktörünü havaya uçururlar ve bu ölümcül savaş makinasını yok ederler .



Ve bu yokoluş artık bazı şeylerin başlangıcı anlamına gelmektedir , Coruscant’tan , Bespin’e , Tatooine’den Yavin’e heryerde İmparatorluğun yok oluşu kutlanmaktadır.Artık eski Cumhuriyetin üzerine yeni taşlarmı örülecektir yoksa bu ölümcül savaşlar daha sürecekmidir ?





STAR WARS HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ!!!

EN İYİ BİLİM-KURGU FİLMLERİ


TAM BİR KLASİK:
                                 E.T
E.T. the Extra-Terrestrial 1982 yapımı bilim kurgu filmi. Yönetmenliğini Steven Spielberg yapmış, senaryosunu Melissa Mathison yazmıştır. Filmin başrollerinde Henry Thomas, Robert MacNaughton, Drew Barrymore, Dee Wallace ve Peter Coyote yer almaktadır.




Amerikan Film Enstitüsü'nün hazırladığı tüm zamanların en iyi 100 ABD filminin yer aldığı AFI's 100 Years... 100 Movies listesi'nde 1998'de 25, 2007'de 24. sırada yer almaktadır.

14 Ekim 2009 Çarşamba

Yeni Bir Gerçekçiliğe HOŞGELDİNİZ

1-Bilimkurgu nedir?

cvp:

Bilim kurgu çok çeşitli alt türleri ve temaları içerdiğinden tanımını yapmak zordur.
Yazar ve editör Damon Knight "bilimkurgu söylediğimiz zaman gösterdiğimiz şeydir."demiştir. Yazar Mark C. Glassy tarafından yapılan bir tanımlama bilimkurgu tanımını maceraya benzetir:"onun ne olduğunu bilmezsiniz ama onu görünce tanırsınız.". Vladimir Nabokov eğer tanımlamalarımızı çok dikkatli yaparsak William Shakespeare'in The Tempest adlı oyununun bilimkurgu olarak kabul edilmesi gerektiğini söylemiştir.
Bilim kurgu yazarı Robert A. Heinlein'e göre bilimkurgunun kısa ve kullanışlı bir tanımı: " gelecekteki olası olaylar hakkında, tamamen, gerçek dünya, geçmiş ve gelecek ile ilgili yeterli bilgiye, doğa ve bilimsel yöntemin tam olarak anlaşılmasına dayalı gerçekçi kurgular"dır.Rod Serling'in tanımı şöyledir: "Fantastik imkansız'ın olası yapılmasıdır. Bilim kurgu ise olanaksız'ın mümkün kılınmasıdır."Lester Del Rey ise şöyle yazar: " Sadık bir hayranı bile bilimkurgunun ne olduğunu açıklamakta zorlanır,tam ve tatminkar bir açıklamasının olmaması ise bilimkurgunun kolayca tanımlanabilecek sınırlarının olmamasındandır."
Forrest J. Ackerman 1954 yılında ilk olarak "sci-fi" (kısaltma: science fiction) terimini kullanmıştır.Bilim kurgu popüler kültüre girdikçe bu alanda aktif olan yazarlar ve bilimkurgu hayranları bu terimi düşük bütçeli, düşük teknolojili ve kalitesiz filmlerle özdeşleştirmişlerdir.1970'lerde Terry Carr ve Damon Knight gibi bilimkurgu eleştirmenleri "sci-fi" terimini çalıntı ve kalitesiz çalışmaları gerçek bilimkurgu eserlerinden ayırdetmek için kullanıyorlardı.1978 civarında Susan Wood ve diğerleri terimin ingilizcedeki telaffuzundan esinlenerek skiffy kelimesini türettiler. Peter Nicholls bilimkurgu yazar ve okurları arasındaki yaygın tercihin "SF" (ya da "sf") kısaltmasını kullanmak olduğunu yazar.David Langford'un aylık fanzini Ansible'da, "Diğerlerinin Bizi Gördüğü Gibi..." adında, bilimkurgu türü dışındaki insanların bilimkurguyu aşağılamak için kullandıkları sayısız "sci-fi" örneklerini sunan düzenli bir köşe vardır.